Mantolamayin

Mantolamanin Zararlari

9. Februar 2012

 

AĞRIMAYAN BAŞINIZI MANTOLAMAYIN

 

Mantolamanin Zararlari

 

 

Çarpık yapılaşmanın açığını yamalamak için uygulanan styroporla bina mantolama yöntemi insan sağlığını tehdit ediyor.Son derece sağlıksız olan bu uygulamanın mimar ve mühendisler tarafından da uygulanması düşüdürücüdür.

 

 

Binanın styroporlanması insanın yaz-kış baştan aşağı naylon elbise giyinmesine benzer.Bir insan naylon elbise ile ne kadar sağlıklı olabilirse bir binada da o kadar sağlıklı ortam ollur.Bu duruma başka örnekler verirsek; Çölde susuz kalırsan bi çukur aç üzerine naylon kapat gece hava soğuyunca naylonda biriken suları bir kapa aktar iç.

 

Diğer örnekse ailece büyük bir su bidonunun içine girin ve orada yaşamaya başlayın.Su bidonunun havasının nasıl kirli olduğunu dışardan içeri giren hemen fark eder.

 

Bu örneklerden çıkan sonuç: Mantolu yapı önce havayı boğuyor ve bina içindeki nem oranı evlere hamam etkisi yaptığını anlıyoruz.Bu binalarda oturanlarda görülen sıkça şikayetler; nefes darlığı,baş-omuz ağrıları ve halsizliktir.

 

Havanın nemi insan için çok önemli, hiç bir insan hamam gibi çok nemli bir ortamda yaşamak istemez.Sağlıklı nem oranı 1 metreküp havada (20 derecede) 10-11 gram su buharının olması demektir.Su buharının miktarı sıcaklıkla artması soğuyunca azalması demektir.

 

Başka bir örnek: Bir kese kağıdını içine su dolduralım ve tüp üzerinde ateşe koyalım.Kese kağıdı içindeki su bitinceye kadar asla yanmaz.Su kağıdın yanmasını sağlayacak ısıya asla izin vermez.Bizlerde nemli duvarlarla boşuna duvarı ısıtmaya çalışırız ama duvarlar asla ısınmaz.

 

Sağlıklı ısınma hava nemliyken beraber olur.Isınan petek yalnızca havayı ısıtması doğru bir yöntem değildir.Doğrusu duvarları, taşları ısıtarak sönen petek olsa bile sıcaklığın duvarlar tarafından tutulmasıdır.

 

Bir kızılderelinin iki tane büyük taşı ısıtıp çadırda sıcaklık sağlaması, sürekli bir ısı (termo dinamik yasalarına göre ısıtma) en sağlıklı yöntem olmuştur.Yerden doğal taş ısıtmaları 30-35 dereceyi geçmeyecek şekilde ayarlanması en ideal olanıdır.Bu sıcaklıktan fazla olursa ayaktaki kanı ısıtarak sorunlara sebep olabilir.

 

Mantolamanın başka zararı ise kışın güneşten gelen ısıyı engellemesidir.Yani karından çok zararının olmasıdır.Güneş havayı ısıtmaz.Taşı,toprağı ısıtır.Yazın kumsalda kumlara basamamızın nedeni budur.İnsan güneşten gelen enerjinin ışık olarak 0,4 ile 0,8 ym si görünüktür.Diğerleri ise kızılötesi yada mor ötesi ışıkları görünmezdir.Bu enerjinin kışın hava kapalı, karlı olsa bile binanın dış yüzeylerini ısıtır.Ama mantolanan binalarda bu ısınma gerçekleşmez.Buna engel olur.

 

Peki bu işi yapanların şu gerekçesine ne yanıt verilmeli: Biz yapıyoruz ve bakın daha az yakıt parası veriyoruz.Neticede biz haklıyız.Görünüşteki haklılık nedenleri şudur: Aslında styropor malzemesi naylon malzemedir.Isı konusunda kalitesiz olan bu malzemenin tek özelliği içindeki hapsedilmiş hava odacıklarıdır.Hapsedilmiş hava ise kötü bir etkendir.Ayrıca diğer sorunları ıslanmaya engel olması ve küf sorunudur.

 

Sonuç olarak kimse bana 3 yada 5 cmlik bu mantolamayı Anadolu’nun 50 cm lik taş duvarlarına kapladım diyemez.Çünkü eski Anadolu evleri bu malzemesiz kışın sıcak yazın serindir.Killi sıva taş duvar en sağlıklı yapı şeklidir.Bunu kuru kolon sıvada yapar.

 

Sağlıklı yapı şeklini araştırmak isteyenlere verilecek en güzel cevap eski Anadolu evleridir.Sağlıklı ev demek duvarları kalın ve toprak sıvalı demektir.

 

Şu andaki yapı teknolojisi bunu taklide çalışmaktadır.Binaların tasarımında ısıyı depo eden ortama gerektiğinde yavaş yavaş ısı veren malzeme halen taş ve topraktır.Bunların kuru kalmasıyla en sağlıklı yapı malzeme tekniğine ulaşırız.İçerdeki buharın ve havanın gözenekli malzemlerle doğal akışını sağlamalıyız.Dış cephenin kuru kalmasını yeni yalıtım malzemesiyle hydrofobileştirerek (su itici) bir taraftan da gözenekli kılarak çözüm sağlayabiliriz.Yağmur yağdığında dış kaplama malzemesinin kuru kalmasını sağlamalıyız.Bu nasıl olacak sorusuna cevaptır... Bununla birlikte ıslanan malzeme çok iyi bir ısı iletkeni olur.Islanan sıva tuğla içerideki sıcaklığı çok hızlı dışarı verir.Buna engel olunursa sıva kuru kalırsa aynı styropor gibi ısıyı geçirmez.Buna şöye örnek verebiliriz: İlkokul Fizik kitaplarında tuz ve suya pil bağlanır.Tuz kuru iken akımı iletmez aynı zamanda su tuzsuz iken de akım iletilmez.İkisi birlikte kullanılarak akım iletkenliği özelliği kazanır.Bu binanın dış duvarı içinde geçerlidir.Dış duvarının kuru kalması gerekmektedir.

 

Styropor dışardan gelen yağmurdan binayı çok iyi korur.Sorun içerden oluşan su onunda dışarı çıkmasına engel olur.Mantolama yapan insanların bunu camları yaz kış açarak her iki saatte bir 5 dakika açıp kapayarak yapma zorunluluğunu var.Isınan havanın dışarı gitmesi enerji kaybını göze almayanlar baş ağrısı veilaç parası olarak geri öderler.Dış cephe malzemelerinin yağmura rağmen kuru kalmasının cevabı ise şöyle:Bunun cevabı gene eski Anadolu yapılarında özellikle köprü yapımında görebiliriz.Suyun içine yapılan taştan köprüler Edirne’de Meriç nehri üzerine Mimar Sinan’ın yaptığı köprü halen taş gibi ayakta ve kullanılmaktadır.Neden çünkü cevap doğada lotus çiçeğinde yada yapraklarda , suyun içinde olmasına karşı kuru kalan bir yapı, taşta ve bitkide varsa yapı kuru kalır ve sonuç olarak ıslanmaz.Dha açık bir cevap gene Fizik kitaplarından:Bir bardağı ağzına kadar su ile dolduralım.İçine 4 adet 1 TL atmamıza rağmen taşmayacaktır.Buna engel olan suyun geriliminin olmasıdır.Bu yapının gözenekleri eğer bir inci tanesindeki gibi yuvarlaksı yani Cosa açısı 90 derece den büyükse, su bu yapıya girmez.BU gözenekli yapı Lotus çiçeği ve ağacı yaprakları ile M.Sinan’ın kullandığı taşta vardır.

 

Türkiye’deki insan mantalitesi ise “Bana ne sağlıktan! , en ucuz hangisi ise ondan olsun” şeklindedir.Halbuki mantolama için yapıştırma,dübelleme üzerine elekleme elek tutulur.Daha sıvası gibi de gereksiz ve bir o kadar pahalı uygulamadır